Hakem Bülent Yıldırım, görüş açısının çok net olmasına rağmen Koray’ın topu önüne elle alıp golü attığı pozisyonda haram golü verdi. Koray’ın 2. sarı kartı görüp oyun dışı kalması gereken pozisyonda 1-0 geriye düştük. Aynı Koray, bilerek ve isteyerek topa yine elle müdahele edip ceza yayı üzerindeki pozisyonumuzu durdurmuştu ve hakem buna da devam demişti. İlk sarı kartı görmesi gereken pozisyonda kartı geçin frikiğimiz bile verilmemişti. İlk yarı 0-0 ve 11′e 10 bitmesi gerekirken 1-0 Eses lehine kapandı. Atılmayan o Koray 2. yarının hemen başında 2. golü de attı. Ve artık 2-0′la birlikte hakem de rahatlamıştı. Eyyamlar vakit kaybetmeden başladı. Artık elle oynayanlar, örneğin Adem sarı kart görüyordu. Basit bir de penaltı verdi hakem lehimize. (Ha kimse buna “%100 penaltı değil” diyemez o ayrı bir konu) Her pozisyonda Jo’ya arkadan faul yapan Doğa artık sarı kart görebilirdi. 2-0′a kadar bir tek bile kart görmeyen Eskişehir, son yarım saat tam 5 sarı kart gördü. Arda 40 yılda bir hakem kararına sinirlendi ve sarı kart görerek haftaya cezalı duruma düştü. Bu sinirli hareketlerin kat kat fazlasını her hafta yapanlar ise 1 kere bile sarı kart görmedi bugüne kadar. “Eyyam ne demek” öğrenmek isteyen arkadaşlar, lütfen bu maçın 90 dakikasını izlesinler.
Hakemlere ve tüm senaryolara rağmen hala lideriz ve şampiyonluk hala bizim elimizde. Ve sanırım bu; Topal’ın yerine Sarp, Servet’in yerine Emre Güngör monte edilerek gerçekleşebilir. Ayhan’ın da sezon sonu kulüpten ayrılmasını bekliyorum. Kalan 10 haftada hem rakiplerini hem de hakemleri yenebilecek bir kadromuz var. Baros ve Kewell’ın dönüşü ile birlikte biraz daha takım oyunu sergilersek çok rahat ŞAMPİYON OLACAĞIZ! Buna emin olun.